Selçuk Özdağ nasıl bir 'Başkanlık modeli' hedeflediklerini açıkladı

Ege TV’de Ana Haber’in canlı yayın konuğu olan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Biz Türkiye’ye ait, üniter yapının korunduğu ama 250 yıldır Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanan Başkanlık sistemini de örnek alarak yasama ve yürütmenin birbirinden ayrı olduğu, kuvvetler ayrılığı dengesinin gözetildiği tam başkanlık sistemine geçmeyi hedefliyoruz. Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemiyle ilgili teklifimizi tahminen 2017 Ocak ayına kadar Parlamentoya sunduktan sonra 2017 yılı ortalarında Referandum, 2018 yılında ise Başkanlık seçimi muhtemelen bizleri bekliyor olacak” dedi.

AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinde yüzde 49,5 oyla tek başına iktidar olduğunu ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ise halkın oylarıyla 2014 yılında Cumhurbaşkanı olduğunu belirten AK Parti Manisa Milletvekili ve FETÖ Darbe Girişimi Meclis Araştırma Komisyonu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, bunun Türkiye’de hukuken bir yarı başkanlığı getirdiğini fiilen başkanlık sistemini ise çağrıştırdığını belirtti. “Fiilen çağrıştırılan Başkanlık sistemini biz hukuken resmileştirmek, Türkiye’yi Başkanlık sistemiyle yönetmek istiyoruz” diyen Özdağ, “Birilerinin dediği gibi Başkanlık sistemiyle birlikte asla diktatörlük olmaz. Amerika Birleşik Devletlerinde diktatörlük mü var? Milletimiz hür doğmuş ve hür yaşamış bir millet. Aynen Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, fikri hür, vicdanı ve irfanı hür bir milletiz biz” diye konuştu.

BAHÇELİ’NİN MESAJI ÇOK ÖNEMLİ
Parlamenter sistemin Türkiye’nin sorunlarına çözüm bulmadığını ve icranın yaptırım gücünü zayıflattığını kaydeden Özdağ, “Halbuki Türkiye’de icra hızlı yapılmalı. Bunu daha önceki dönemlerde Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel, Turgut Özal görmüş ve Başkanlık sistemine atıfta bulunmuşlardı. Bilindiği üzere daha önceki dönemde AK Parti, CHP, MHP ve HDP’den 3’er Milletvekili partilerini temsilen yeni anayasa üzerinde çalışmalar ve görüşmeler yapmış 60 madde üzerinde uzlaşma sağlanmıştı. Biz bu uzlaştığımız 60 maddeyi parlamentodan geçirelim dediğimiz zaman CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ‘4 Parti birlikte evet desin’ demişti. Biz zaten 4 parti görüşmelerde birlikte uzlaşmıştık. ’Vakit kaybetmeyelim gelin Parlamentodan geçirelim’ dediğimizde ise kabul etmemişlerdi. Bugün gelinen noktada bu 60 maddeyi onlarda kabul ediyor. 1 Kasım 2015 seçimleri sonrası bilindiği üzere yeni bir komisyon kuruldu. Bu komisyonda ciddi bir çalışma yaparak 7 Maddede anlaştı. Bizim bilindiği üzere Başkanlık sistemi teklifimiz var ama 1 Milletvekilimiz Sayın İsmail Kahraman Meclis Başkanı olduğundan ve geriye 316 Milletvekili kaldığımızdan dolayı sayımız yetmiyor. O gün şayet 1 arkadaşımızda Meclisteki oturumu yönetiyor olursa geriye 315 Milletvekili kalabiliriz. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de fiili olan durumun hukukileştirmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli’nin bu çıkışı bizi sevindirdi. Zaten partisinin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in de Başkanlık sistemi üzerine söylemleri vardı. Sayın Türkeş o dönemlerde atıfta bulunarak, “Güçlü iktidar, güçlü irade, tek başkan ve tek meclis’ diyordu. Sayın Bahçelinin’de bize bu şekilde mesaj vermesini doğru bulduk. Hemen bizde çalışmalarımızı hızlandırarak Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa teklifimizi sunmak üzere son aşamaya geldik. Bu teklifimizi ise tahminimce 2017 yılının Ocak ayından önce Parlamentoya sunacağız. Parlamentoda sağduyulu Milletvekilleri sayesinde ‘evet’ çıkacağına inanıyorum. 2017 yılının ortalarına doğru da inşallah bir referanduma gideceğiz” dedi.

2018’DE BAŞKANLIK SEÇİMİ İÇİN SANDIĞA GİDEBİLİRİZ
Referandum sürecinden sonra da partilerin Başkan Adaylarını çıkartacaklarını ama bunun için öncelikle uyum yasalarının çıkartılması gerektiğini kaydeden Özdağ, “Bu uyum yasalarını biraz açtığımız zaman örneğin; seçim kanunun yeniden düzenlenmesi gerektiğini görüyoruz. Siyasi Partiler Yasası’nın yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Meclisin birlikte seçilmesi için kanuni düzenlemelerin yapılması ve Hakimler, Savcılar Yüksek Kurulunun yeniden değiştirilmesi gerekiyor. Yani Anayasa’da yapmamız gereken düzenlemelerin uyum yasalarıyla Parlamentoda çıkarmamız gerekiyor. Ardından 2018 yılında da Başkanlık seçiminin yapılacağını tahmin ediyorum” diye konuştu.

KOALİSYONLAR BERABERİNDE KAOSLARI DA GETİRDİ
Siyasi istikrarın olduğu yerde ekonomik istikrarında beraberinde geldiğini kaydeden Özdağ sözlerine şöyle devam etti, “Şayet siyasi istikrar yoksa hem ekonomik istikrar olmuyor hem de itibarınız olmuyor. Türkiye 1960 darbesinden 65 yılına kadar bir kaos yaşadı. Ardından 65-69 yılları arasında Demirel’in Başbakan olduğu tek başına iktidar döneminde bir rahatlama hissedildi. Ardından yine 71 darbesiyle birlikte bir kaos yaşandı. Dikkat edilecek olursa hep rahatlığı ve istikrarı tek partili iktidarlar döneminde yaşamışız. Çünkü koalisyon demek herkesin farklı fikirlerini ortaya koyarak hükümeti başka yönlere çekmek demek. Koalisyon dönemleri Türkiye’nin hep kalkınma hamleleri yapmasına, güçlü ülke olmasına engel olmuştur. Biz başkanlık sistemini daha zengin, daha özgür, refah seviyesi yüksek ve daha büyük hamleler gerçekleştiren Türkiye için inşa etmek istiyoruz.”

Haber1 Kasım 2016 Salı