Selçuk Özdağ'dan Almanya'daki skandal iftara sert tepki

Almanya'nın Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Winfried Kretschmann’ın verdiği iftarda şarap dağıtılmasını ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yakışıksız sözlerine sert tepki gösteren AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Batı Dünyası bir yandan değerlerimize saldırırken, bir yandan da İslam Dünyasını sömürüyor. Sonra da kalkıp demokrasiden, insan haklarından söz ediyorlar. Onların demokrasisi sömürge adı altında kullanılan bir manipülasyon aracından başka bir şey değildir. Batı Dünyası’nın İslamiyet’e ve İslam Dünyasına karşı düşmanlığı bu verilen yemekte de yaşanmıştır. Umuyorum ki tüm burada yapılan yanlışlar lokal bir hadisedir” dedi.

Almanya'nın Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Winfried Kretschmann’ın verdiği iftarda şarap ikram etmiş olmasını sert bir şekilde eleştiren AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bu verilen yemekte yaşanan skandal boyutundaki hadiseler bu insanların İslamiyet’e karşı olan tahammülsüzlüklerini, İslam dininin kutsallarına karşı saygısızlıklarını gösteriyor. Batı Dünyası ne kadar eğitimli olursa olsun kendi içerisinde demokrat ve özgürlükleri savunurken başkalarına demokrasiyi, özgürlükleri ve inanç hürriyetini çok görmektedir” dedi.

BATI DÜNYASI DEĞERLERİMİZE SALDIRIYOR

Batı Dünyası’nın ve Haçlı zihniyetinin, İslamiyet’e ve İslam Dünyasına karşı düşmanlığının Winfried Kretschmann’ın verdiği yemekte de devam ettiğini belirten Özdağ, “Bu verilen yemekte yaşananlar da, Kretschmann’ın Cumhurbaşkanımız Sayın recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözleri de son derece yanlıştır. Umuyorum ki tüm burada yapılan yanlışlar lokal bir hadisedir. Hiçbir din mensubu ve kimse başka dinin kutsallarına saldırmamalıdır. Bu hadisede dinimize, Yüce yaradan Allah’a, Peygamberimize, Kitabımız Kuran’ı Kerim’e, kutsallarımıza karşı bir saldırı vardır. Öncelikle Almanya’nın entelektüellerini ve aydınlarını, Almanya’da yaşayan din adamlarını ayağa kalkmaya davet ediyorum. Vatikan’ın, Ortodoks kiliselerinin bu hadiseye tepki göstermesini bekliyorum. Bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Batı Dünyası bir yandan değerlerimize saldırırken, bir yandan da İslam Dünyasını sömürüyor. Sonra da kalkıp demokrasiden, insan haklarından söz ediyolar. Kutsallardan bahsediyorlar. Kaldı ki Hz. İsa bizimde Peygamberimiz. Peygamberlere iman etmeyi biz İslam’ın şartlarından biri kabul eden dinin mensuplarıyız. Ama bizim orucumuza, Ramazan’ımıza, kutsallarımıza saldırmaya kimsenin hakkı yoktur. Ne hakları ne de hadleri vardır. Bunları Alman kamuoyunun taktirine sunuyorum” diye konuşarak sözlerine şöyle devam etti;

TÜRK VE İSLAM DÜNYASI’NIN ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACI VAR
“İslam Dünyası’da bunları görerek daha bilgili, ahlaklı, cesur ideallere sahip olmalıdır. Mezhep eksenli, etnik site eksenli kavga etmemelidirler. Partileri, mezhepleri araç kabul etmelidirler. Ben şu mezhep, bu mezhep şeklindeki tartışmaları ve kavgaları doğru bulmuyorum. Bu tür hareketler İslam Dünyasından yeniden uyanışına vesile olsun. Kardeşliğimize, bilgiyle, ahlaklı tanışmamıza vesile olsun. Dünyanın en zengin topraklarında fakir hayatı yaşamayı kabullenmek mümkün değil. Zaten biz yer altı ve yer üstünün en zengin topraklarında yaşayan gerek Araplar, gerek Türkler olarak fakir hayatı seçtiğimiz için ilme, teknolojiye, bilgiye, ahlaka, okumaya önem vermediğimiz için başımıza bunlar geliyor. O nedenle bizim de çok ciddi anlamda özeleştiri yapmamız gerekiyor. Türk ve İslam Dünyasını yönetenlerin bilgili, ahlaklı, liyakatli insanlar olmasına dua etmemiz gerekiyor.”

IŞİD’İ SÖMÜRGECİ BATI DOĞURDU

“IŞİD’i Sömürgeci emperyalistler doğurmuştur” diyen Özdağ, “Eğer Irak’a müdahale olmasaydı Kandil olmazdı. Suriye’ye müdahale olmasaydı orada “ayrı bir devlet kuracağız’ diyenler olmazdı. IŞİD, DAEŞ olmazdı. Bunlar Uluslararası egemen güçlerin ve emperyalist devletlerin destek verdikleri çocuklarıdır. Bugün bu terör örgütlerini doğuruyorlar. İhale ederek, otoritelerini sarsarak, demokrasi getireceğiz diyerek daha kötü anlara vesile oluyorlar. Bu nedenle o bölgede yaşayan herkes totaliter rejimleri mumla arar hale geliyor. Demokrasi batı dünyasının sömürge adı altında kullandığı bir manipülasyon aracıdır. O nedenle öncelikle Türkiye, Pakistan, İran, Suudi Arabistan, Mısır gibi potansiyel gücü ülkelerin uyanması gerekiyor. Biz uyandıkça demokrasi, insan hakları, ilim, kültür, teknolojiyle daha çok tanıştıkça diğer Türk ve Müslüman Dünya ülkeleri de ayağa kalkacak. 1,5 Milar Nüfuslu İslam Dünyası’nın liderleri, Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri ve medyada ki yazar, çizer takımı bu konuya dikkat çekmelidirler. Bu tür İslam’a saldıranlar ebu cehil zihniyetlidir. Onlar nasıl İslam’a zarar veremedilerse bu tür alçakça eylemleri yapanlar ve saldıranlar da mutlaka zaman içerisinde gerekli dersi hukuk önünde alacaklardır diye düşünüyorum” dedi.

Haber2 Temmuz 2016 Cumartesi