Selçuk Özdağ AK Parti'nin tarihi kongresini değerlendirdi

21 Mayıs’ta yapılacak olan AK Parti 2. Olağanüstü Kongresine saatler kala TV Net’in canlı yayın konuğu olan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ çarpıcı açıklamalarda bulundu. 21 Mayıs’ın AK Parti’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Genel Başkanlığında yeniden diriliş günü olacağını kaydetti. 21 Mayıs’ta yapılacak olan Kongrenin günü AK Parti’de MKYK’ya seçilen isimlerin hemen ardından da MYK’nın ve Bakanlar Kurulu’nun belli olacağını kaydederek gerçekleşecek olan Kongredeki öncelikli hedeflerinin AK Parti’yi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine hazırlamak olduğunu belirtti.

AK Parti’nin önemli isimlerinden Darbe Araştırma Komisyonu Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ TV Net’te yapmış olduğu konuşmayla 21 Mayıs’ta yapılacak olan Olağanüstü Kongreye saatler kala çok önemli açıklamalarda bulundu. 18 Maddelik Anayasa Değişikliğiyle ilgili yapılan Referandumdan sonra üç maddenin yürürlüğe gireceğini kaydeden Özdağ, “Bunlar Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’ye yeniden üye olması ki bu gerçekleşti. Hakimler Savcılar Kurulunun 7 üyesinin Türkiye Büyük Meclisi tarafından atanması, 5’inin ise Sayın cumhurbaşkanımız tarafından atanması. Ardından da Sayın Müsteşar ve Bakanın atanması ki bu da gerçekleşiyor. Hemen bunun ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti’nin başına geçmesi. Yani birfiil partili Cumhurbaşkanlığı modelinin başlaması. 21 Mayıs Türkiye’de yeni bir dönem, yeni bir nefes ve sistem değişikliğinin adı da olacak. AK Parti’de bu hedefle yeni bir kongre yapacağız. Bu kongrede kurucu genel başkanımız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve banisinden sonraki en başarılı lider olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir siyasi parti liderinden daha fazla bir devlet adamı ve siyasi bir fenomendir. Sayın recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’de yeniden Genel Başkanı olmasıyla gençlerin dinamizmi daha da canlanacak” dedi.

TÜRKİYE ARTIK PAZAR DEĞİL ORTAKTIR
AK Parti’nin 15 yıldır iktidarda kalma başarısını gösteren bir parti olduğunu ve bu süreç içerisinde Recep Tayyip Erdoğan gibi inandıklarından asla taviz vermeyen başarılı bir lidere sahip olmanın avantajını yaşadığını kaydeden Özdağ, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye realitesini ve dünya siyasetini çok doğru okuyan bir lider. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi öncelikli hedefimiz AK Partiyi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine hazırlamak. Türkiye defakto olan bir durumu fiili bir duruma çevirdikten sonra dış ve iç güvenliğini mükemmel hale getirecek. Bir diğer yandan ekonomide yeni reformlarla beraber kalkınma hamlelerini hızlandıracak. Çünkü Türkiye’nin üzerine musallat olan belaların ve vesayetin bir tek nedeni vardır. O da Türkiye’nin kalkınma hamlelerinin batıyı yakalamasıdır. Artık Türkiye Pazar değildir, ortaktır. Bu birilerini rahatsız etmektedir. Türkiye Türkmenistan, Irak, Cezayir değildir. Türkiye 5 Bin yıllık tarihi olan bir milletin devletidir. Bin yıldır Anadolu coğrafyasındayız. Bu nedenle yapmış olduğumuz her kalkınma hamlesi ister bilgi ve teknoloji, ister demokrasi ve özgürlükler alanında, insan hakları ve fikir, teşebbüs, inanç hürriyeti anlamında yapmış olduğumuz her hamle domino tesiri yapmaktadır. O nedenle tüm gözler Türkiye’nin üzerindedir. Türkler Orta Asya’dan çıktıklarından bu yana takip altında olup en çok takibe uğrayan millet Türk milletidir. Biz 95 yıllık Cumhuriyetin son 15 yılını taçlandırıyoruz. Cumhuriyet ve demokrasi ise vazgeçilmezimizdir” dedi.

TABANIN BEKLENTİLERİNE CEVAP VERİLMELİ

Kongreyle birlikte parti tabanında en büyük beklentilerden birinin partinin yönetim kademelerinde liyakatli ve ehliyetli insanların görev alması olduğunu kaydeden Özdağ, “Samimi ve hasbi insanların partimizin temsil noktalarından daha iyi yerlere getirilmesi yine tabanın beklentileri arasındadır. Ankara’da partinin çok önemli siyasetçileri görev yaparken kendi şehirlerinde tanınan, halka dokunmayı başaran, halkın tüm problemlerinde yanlarında olan ve bu problemlere çözüm önerileri getirip çalışmalar yapacak siyasetçilere ihtiyacımız var. Sayın Cumhurbaşkanımız da buna çok önem veriyor ve başarısı zaten milletimizin değerlerini, duygularını çok iyi bilmesi, kodlarına uygun bir siyaset yapması ve milletimizi çok iyi tanımasından gelmektedir. Partisi kapatılma tehlikesi yaşamasına rağmen, 367 garabeti dayatmasına karşın, vesayetçilere rağmen Sayın recep Tayyip Erdoğan çok önemli başarılar elde etmiştir ki bu vesayetçiler sadece yurt içinde değillerdi. Bu vesayetçilerinin hepsinin arkasında egemen, emperyalist güçler vardı. Sayın recep Tayyip Erdoğan bunları yendi ama bundan yapılması gereken kişi başına düşen 10 Bin dolar milli geliri 25 Bin dolata çıkarmalıyız ki bu topraklarda rahat edelim. Çünkü Dünya’nın en stratejik topraklarında yaşıyoruz. Bu topraklarda yaşamak bedel istiyor. Bu topraklarda yaşamak bedel istiyor bunu da bin yıl içerisinde 10 Milyon civarında şehit vererek ödedik. Bu topraklarda yaşamak için güçlü ordumuz, güçlü ekonomimiz ve güçlü demokrasimiz olmalı. Geçmişte bunu yerine getiremedikleri için güçlü imparatorluklar yıkıldı. Şimdi de bizi yıkmak istiyorlar. Sevr’i yeniden hortlatmak istiyorlar. İçerde bizim birlik ve beraberliğimizi sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle AK Parti öncelikle samimi ve ihlaslı insanları daha fazla kazanmanın yollarını aramalı. Bunu da başaracak güce sahip. Çünkü partimiz her geçen dönem liyakat, ehliyet sahibi, samimi ve ihlaslı insanları Ankara’ya taşımayı başardı. 21 Mayıs’ta yapılacak olan kongremizde de çok liyakatli, ehliyetli, kaliteli insanları MKYK’ya ve MYK’ya ve de Bakanlar Kuruluna taşıyacak” dedi.

AK PARTİ İLE TÜRKİYE’NİN KADERİ ÖRTÜŞTÜ
Siyasetin ve dış politikanın esneklik gerektirdiğini kaydeden AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “İçerde kalkınma hamlelerini devam ettirmiş ve daha çok eğitimli bir toplum haline gelerek, Lise 1 olan eğitim seviyemizi lise son veya üniversite yapabilmeyi başarmalıyız. Ulaşım, sanayi, eğitim, sağlık, teknoloji ve her alanda AK Parti Türkiye’de bir devrim yapmıştır. Eğer yapmasaydık Türkiye bölünürdü. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı diğer liderlerden ayıran en başlıca özellik hamle zekasının ve pratiğinin yüksek olmasıdır. Bizler bu nedenle parti içi disiplini bilmeliyiz, bir yandan da parti içi demokrasiyi iyi işletmeliyiz. Şayet bunu başaramazsak statükoya dönersiniz ve yerinizde sayarsınız. Bu nedenle bir yandan parti içi disiplin işlemeli, bir yandan da parti içi demokrasiyi çok iyi işletmeliyiz. Gördüklerini ve okuduklarını iyi tahlil ederek ve sentezleyerek AK Parti’yi, 2023’lere, 2053 ve 2071’e taşımamız gerekiyor. Çünkü AK Parti’nin kaderiyle Türkiye’nin kaderi örtüşmüş durumda. 21 Mayıs’tan sonra dünü değil yarınları konuşacağız. Önümüze bakacak ve anı değerlendireceğiz” dedi.

TÜRKİYE’NİN MENFAATLERİNİ GÖZETMELİYİZ
AK Parti’nin her dönemde kadro değişikliği yaparken ve kadro içerisine gençleri taşırken bir yandan parti genel merkezine bir yandan da Bakanlar Kuruluna taşıdığını belirten Özdağ, “Biz bir yandan Çin ile iyi ilişkiler içerisinde olurken, bir diğer yandan Rusya ve ABD ile bir diğer yandan da Türk Dünyası ve Arap ülkeleriyle ilişkilerimizi ve mesaimizi aksatmadan sürdürmeliyiz. Afrika’yı ihmal etmeden aynen Mevlana’nın söylediği gibi bir ayağımız Anadolu topraklarında, bir diğer ayağımızda söz ettiğimiz ülkelerle ilişkiler içerisinde Türkiye’yi büyütmek mecburiyetindeyiz. AK parti kadroları demokrasiyi içselleştiren bir kadro ve bu kadro Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırırken bir diğer yandan beyin göçünü beyin gücüne çevirmelidir. Rusya ve ABD’nin Suriye’de, Ortadoğu’da olmalarının tek sebebi milli menfaatleridir. Rusya ve ABD Ortadoğu’da bir bilek güreşi yapıyorlar. Bölgeyi de ateş çemberi haline çevirdiler. O nedenle hem Türkiye’ye hem de İran’a, İsrail’e ihtiyaçları var. Devletler arası münasebetler dostluklarla yönetilmez, menfaatlerle yönetilir. Amerikalıların bir sözü vardır. Bu söze göre Amerikalıların ebedi dostları yoktur, ebedi düşmanları da yoktur. Ebedi menfaatleri vardır. Bu söz Türkiye içinde geçerlidir, kalkınmakta olan diğer devletler için de aynı söz geçerlidir. Bu nedenle Türkiye’nin ebedi dostları ve düşmanları yoktur. Ebedi olarak daha güçlü Türkiye hedefindeki menfaatlerimiz vardır. Bu nedenle Rusya, Çin, Afrika, ABD ve özellikle Türk Dünyası ile iyi ilişkiler içerisinde olmamız gerekiyor. Bunu yaparken de Türkiye’nin milli menfaatlerini gözeteceğiz” diye konuştu.

Haber20 Mayıs 2017 Cumartesi