Sayın Erdoğan siyaseti vesayetten kurtaran büyük bir liderdir

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Vahdet Gazetesinde yazdığı köşe yazısını bahane ederek spekülasyon oluşturmak isteyen HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’a Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmayla tepki gösterdi. Özdağ, “Bir harekete liderlik etmek asla kişi odaklı siyaset olarak mütalaa edilemez. Lidersiz hareket olur mu? Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan son altmış yılın hesabını gören, siyaseti vesayetten kurtaran kişi olarak büyük bir liderdir. Liderliği ise şahsa dönük değil, millete dönüktür” dedi.

Vahdet Gazetesinde yazmış olduğu köşe yazısının bağlamından çıkarılarak takdim edildiğini belirten AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, yazıyı bahane ederek TBMM’de konuyu tekrar gündeme taşımak ve spekülasyon oluşturmak isteyen HDP Milletvekili Ahmet Yıldırım’a Mecliste yaptığı konuşmayla tepki gösterdi. Yazısını 22 Mayıs günü gerçekleşen AK Parti 2. Olağanüstü kongresi öncesinden yazdığını ve yazının kongreyle alakası olmadığını belirten Özdağ yazısında ifade ettiği gibi vefanın her zaman önemli olduğunu kaydetti. Özdağ, “Özellikle siyasetçiler herkesin işini yaparlar, hizmet ederler fakat karşılığında da vefa görmek isterler. Bunu da AK Parti kongresiyle ilişkilendirmek doğru değildir” diyerek sözlerine şöyle devam etti; “Tek adamlıktan yola çıkılarak yazımda da değindiğim için şahsım suçlanmış ve hedef alınmış durumda. Yine üzerine basarak vurgulamak isterim ki tek adam sistemi her zaman kötüdür. Hiç bir yönetim sistemi gücün bir noktada temerküzüne müsaade etmez. Bunun Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile de Başkanlık sistemi ile de bir ilgisi olamaz. Demokrasilerde asla tek adam olmaz. Cumhurbaşkanlığı tek adamlık değildir. Başkanlık hiçbir zaman tek adamlık değildir. Çıkmış olduğum televizyon programlarında, gazetelerde yazdığım yazılarda ve diğer alanlarda konuşmalarımda her zaman Başkanlık sistemini savundum. Şunu herkes kafasına iyi soksun ki Başkanlık sistemi asla tek adam düzeni değildir. Başkanlık sistemi oteritenin parçalanması yerine bütünleştirme amacını hedefler. İcranın hızlanmasına vesile olur.”

BAŞKAN İCRANIN BAŞI VE TANZİM EDİCİSİDİR
Başkanlık sisteminde Başkanın bir kral değil icranın başı ve tanzim edicisi olduğunu belirten Özdağ, “Başkan ikili otoritenin önüne geçer. Başkan bir kral değil, icranın başı, tanzim edicisidir. Ancak bu ülkede Ortadoğu ülkelerine kan ve gözyaşından başka bir şey getirmemiş düzenleri buraya taşımak isteyenlerin olduğu da muhakkaktır. Ortadoğu’nun hastalıkları, çatışma eksenleri elbette buraya taşınmak isteniyor. Hatay’da, Ankara’da şurada burada patlatılan bombalar bunun için patlatılmıştır. AK Parti Ortadoğu’yu buraya taşıyan değil, bu hastalıklar bu coğrafyaya sirayet etmesin diye olağanüstü gayret sarf eden bir partidir. Güneydoğu’da verilen mücadele bunun için değil mi?” dedi.

ESAS OLAN MİLLETTİR

“Ben merkezli veya kişiye odaklı siyasete yönelik eleştiri özel olarak bir kişiye yönelik değildir. Genel bir prensibin, ilkenin ifadesidir” diyen AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Siyasetin millet menfaati yerine kişiye, zümreye özgüllenmesi siyaset kurumuna olan güveni sarsar. Esas olan millettir, kamunun menfaatleridir. Bir harekete liderlik etmek asla kişi odaklı siyaset olarak mütalaa edilemez. Lidersiz hareket olur mu? Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan son altmış yılın hesabını gören, siyaseti vesayetten kurtaran kişidir. Liderliği şahsa dönük değil, millete dönüktür. Zaman zaman sert tepkiler pahasına alınan riskler bunun ifadesidir” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü;

HER ZAMAN HAKİKATTEN YANA OLDUM

“Bir yazıdan yazarın amacı dışında anlamlar çıkarmak doğru değildir. Bu yazı bir milletvekili tarafından yazılmasa hiç kimse tarafından farklı anlamlar çıkarılmazdı. Yazar siyasetçi olunca herkes kendince bir anlam yüklüyor. Bazı yazarların ülke meselelerini öteleyerek siyaseti kişiye endeksli hale getirmeye çalıştıkları gerçektir. Bu da toplumda siyasetçiye olan güveni sarsmakta, siyasetin toplum için yapıldığına dair kanaatleri yıkmaktadır. Yazarken, çizerken buna dikkat etmek şarttır. Yüzlerce şehit verilirken siyasetçisi, gazetecisi, yazarı ile dikkatleri toplumun hassasiyetlerine yöneltmek gerekir. Siyasetçinin gündemi ile vatandaşın gündemi aynı olmalıdır. Aksi takdirde vatandaşın yüreği başka yerde, siyasetin yüreği başka yerde atar. Bu, aydınlar için de geçerlidir. Son söz olarak şunu ifade etmek isterim ki Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile ve daha sonra AK Parti’de Sayın Recep Tayyip Erdoğan ise siyaset yaparken her zaman hakikatten yana oldum ve hakikatleri söyledim. Bundan yana tavrımı belirlerken de her zaman devletim, milletim, vatanım, ülkülerim, ideallerim ve partimden yana oldum. Yazının anlatmak istediği budur. Bundan da kimseye AK Parti içinde bir çekişme ve çatışma malzemesi çıkmaz. Kimse boşuna heveslenmesin.”

Haber30 Mayıs 2016 Pazartesi