O gece demokrasiyi kurtardık

FETÖ) Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, 15 Temmuz gazileri Gazi Albaylar Davut Ala, Mahmut Pınarbaşı, Rıfat Özer ile o gecenin kahramanlarından Mine Özer, Can Cumurcu, Metin Doğan, Enes Topçu’yu dinledi. 15 Temmuz Gazilerine önemli sorular yönelten Komisyonun Başkanvekili ve AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “O gün demokrasiyi kurtardık, millî birlik ve beraberliğimizi kurtardık. Bir yandan siyasiler dik durdu, bir yandan komisyonda şu an bizimle birlikte olan ve buraya gelemeyip tarih yazan, demokrasiye içselleştirmiş, millet iradesine inanmış şerefli subaylarımız, askerlerimiz, Emniyet mensuplarımız ve de milletimiz dik durdular. Öncelikle Gazilik mertebesine ulaşan Gazilerimizi kutluyor, Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah, bir daha böyle durumlarla karşılaşmaz Türk milleti. Bizim gibi tarihe not düşmüş milletin çocukları demokrasiyle, cumhuriyetle yönetilirler. Bir daha “darbe” kelimesi bu ülkede anılmaz diye düşünüyorum. Hiç kimsenin Türkiye’yi, böyle şerefli bir milletin çocuklarını, muz cumhuriyetinin devletin içerisinde yaşamaya mahkûm etmeyeceğini tahmin ediyorum” diye konuştu.

Karanlık geceyi aydınlığa çeviren kahramanlardan Gazi Albay Davut Ala’ya ve diğer 15 Temmuz kahramanlarına teşekkür eden AK parti Manisa Milletvekili ve FETÖ darbe Girişimi Meclis Araştırma Komisyonu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Ala’ya “Sayın Komutanım! O gecenin hainleri için konuşmanızda ‘bazıları başka milliyetten olabilirler’ dediniz, Bu bir tahmin miydi yoksa daha sonra basında yazan yazılmalardan, çizilmelerden, konuşmalardan mı etkilenerek bunu söylediniz? Diğer bir konu ise; O gün diyorsunuz ki ‘Arabayı açtık bazı kişiler vardı, subaylar vardı içerisinde, darbeci subaylar vardı, hâlâ orada, sizi iki sene sonra yargılayacağız ve göreceksiniz sizi asacağız’ dediler. Sormadınız mı siz kimsiniz, tahmin mi ettiniz? Bunların darbeci oldukları belli de FETÖ’cü olduklarını tahmin ettiniz mi? Bunu sormak istiyorum ve “Siz kimsiniz, niye bize böyle bir düşmanlık besliyorsunuz, aynı ülkenin çocuklarıyız, aynı ülkenin askerleriyiz, bu kin, bu nefret niye?” diye sormadınız mı? Darbe teşebbüsünde bulunduklarında FETÖ’cülerin veya Fethullah Gülen cemaatinin yaptığını tahmin ettiniz mi, böyle bir tahmininiz oldu mu, böyle bir tahmininiz olduysa öğrencilik yıllarınızdan itibaren böyle bir yapının varlığını biliyor muydunuz ve bu yapının, bu insanların darbe yapacağını tahmin ediyor muydunuz ve bu yapı, niçin darbe yapma teşebbüsünde bulundu?” sorularını yöneltti.

ALA; HAİN DARBE GİRİŞİMİNE ÇOK SİSTEMLİ VE SİNSİCE HAZIRLANDILAR
Gazi Albay Davut Ala, Özdağ’a sorularından dolayı teşekkür ettikten sonra kendisine yöneltilen sorulara şöyle cevap verdi. “Malum bir söz vardır, yanlış anlaşılmasın, “Anlatılmaz yaşanır.” diye bir söz. O adamların o sözü aklımda kaldı, affedersiniz ama hakaret bile etmiş olabilirim yani çok karışık bir ortamdı. Bize kimin doğru kimin yalan söylediği dahi tespit edemedik. Çünkü orada bana bizzat “Biz sizin tarafınızdayız.” diyen bir subayın daha önceden çıkıp ateş ettiği tespit edildi ve şu anda bu subay atıldı. O insanların yani bu örgütle irtibatlı olduklarını tahmin ettik tabii yani o zamana kadar zaten saat dörtten, sonra olay açığa çıkmıştı. Diğer bir husus ise, bahsettiğim gibi… Anlatmadığım bir olayı anlatayım size: 1993 yılında ben görev yaparken malumunuz o zaman dijital kayıtlar yoktu klasik teyplerde vardı bir yüzü A, bir yüzü B idi. Ben görev yaparken bir subayın yatağında -yakın devrelerdeniz- o walkman’i gördüm, uzanıp, görev dönüşünde o walkman’den çıkan müzikle rahatlamak için kulağıma takıp dinlerken bir vaaz duydum ama o zaman ben bu FETÖ terör örgütünün başındaki adamı tanımıyordum açıkçası, hani kim olduğunu da bilmiyordum. Dinî bir vaaz olduğu belliydi. Kasetçalara bastığınız zaman öbür tarafında da pop müzik vardı. Yani bu bahsettiğim olay 1993 yılına ait. Yani bu olay öyle hemen küt pat iki senede olmuş veya bir ayda olmuş bir olay değil, çok sistemli, kapsamlı bir olay. Bizim gibi genç rütbelerin bunu tahmin etmesi zor. Şimdi yaşadıklarımız ve tecrübelerimizden dolayı biz bunları tahmin edebiliyoruz veya fikir yürütüyoruz.”

ÖZEL KUVVETLERİN İÇİNDEN HAİNLERİN ÇIKMASI ÇOK ACI
Özdağ’ın kendisine yönelttiği “Başka milliyetten olabilirler” sözüne açıklık getiren Ala, “Başka milliyetle ilgili şöyle düşünüyorum: Yani Silahlı Kuvvetlerde insanları parmağından vurabilecek. Sol elimde iki parmağımdan, sağ elimde işaret parmağımdan ve öyle bir yerimden vuruldum ki hemen kalbin 2 santimetre altından. ‘Bu kadar iyi silah kullanan insanlar ya özel kuvvetçidir dedim ya başka bir şeydir’ dedim. Özel Kuvvetlerin de oraya gelebileceğini açıkçası tahmin edemedim. Ama maalesef, Özel Kuvvetlerin içinden, esas hainler oradan çıktı biliyorsunuz Sayın Vekilim. Ben onların Özel Kuvvetçi değil de farklı yerlerden, işte, milliyetten kastım, aklım oraya erdi, öyle söyleyeyim size, farklı yerlerden gelmiş insanlar olabileceğini değerlendirdim” ifadesinde bulundu.

SIRF YÜKSELMEK İÇİN HAİNCE ALÇALDILAR
“Bunlar eğer darbeye teşebbüs etmeseydiler 1994 yılında askeriyeye girenlerin çoğunluğu tümgeneral olacaklardı” sözünü hatırlatan AK Parti Manisa Milletvekili ve FETÖ Darbe Girişimi Meclis Araştırma Komisyonu Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ın “General olacaklardı. Darbeyi niye öne aldılar, neden sonra da… Veyahut da Bu şekilde Türkiye’yi ele geçirmeyi niye düşürmediler? Neden darbe? Normal yürüseydiler belki de on yıl sonra Fetullah Gülen İstanbul’a inecek 10-15 milyon kişi karşılayacak bir bilge adam olarak karşılanacaktı. Niye darbe yapma lüzum hissettiler?” sorusunu cevaplandıran Gazi Albay Davut Ala’nın yanıtı şu şekilde oldu; “Efendim ben şerefli bir Türk subayı olarak vatanımın, milletimin verdiği maaşın buradan helal lokma olarak geçmesi için beynimi, bütün gücümü, vücudumun hepsini milletimin emrine vererek çalıştım. Onlar gibi beynimin bir kısmını hainlik, bir kısmını da kendi menfaatlerim için kullanmadığım sorunuzu açıkçası cevaplayamayacağım. O hainlere sorursanız daha iyi olur diye değerlendiriyorum.”

15 Temmuz gecesinin kahramanlarından bir başka isim olan Gazi Albay Mahmut Pınarbaşına, “Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde terfi etmek için insanlar başka yapılara tutunuyorlar mıydı; sizin kanaatiniz nedir?” sorusunu yönelten Özdağ, “Bir de bilindiği üzere Ağustos ayında yapılması planlanan Askerî Şûra ve 30 Ağustos geliyordu, ardından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili bir düzenleme yapıyorduk biz iktidar muhalefet beraber bir düzenleme yapmıştık. Burada da bu FETÖ’cü yapı, Fetullahçı terör örgütünün elemanları tasfiye olacaklardı, olmaya başlamışlardı; bu ve bir de Fetullah Gülen’in iadesiyle ilgili çalışmalar yapıyorduk. Bunlar, bu nedenle darbeye teşebbüs etmiş olabilirler mi sizce? Diğer bir husus ise “Bu bir iktidar mücadelesidir.” cümlesini kullandınız. “Haç ile hilalin kavgasıdır.” dediniz; onda hepimiz hemfikiriz. Çünkü bu topraklarda bizim büyümemizi istemiyorlar. Biz domino tesiri yapıyoruz Türk dünyasına, Arap dünyasına, Kürtlere, mazlum ve masumlara karşı. Yıllardır devam ediyor bu kavgamız egemen güçlerle, bizim mücadelemiz devam ediyor sömürgeci emperyalistlerle. Buradaki bu mücadelede 17-25 Aralıktaki ve sonra devletin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, iktidarın veyahut da Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapmış olduğu mücadele olmasaydı, bu tasfiyeleri yapmasaydı 15 Temmuz nasıl olurdu?” diyerek sözlerini sürdürdü.

PINARBAŞI; “15 TEMMUZ’UN ASIL KAHRAMANI MİLLETİMİZDİR”
Asker olarak hain yapıya karşı mücadelelerinin asli görevleri olduğunu belirten Gazi Albay Mahmut Pınarbaşı 15 Temmuz’un asıl kahramanlarının o gün görevi olmayan sivil yaşlı, kadın ve genç vatandaşlar olduğunu belirtti. Pınarbaşı sözlerini şöyle sürdürdü; “Şimdi, başka bir yapı var mıydı yükselmek için bilmiyorum çünkü ben askeriyeye girdim ve sadece görevimi yapmaya çalıştım. İyi bir sporcuydum yani millî takıma kadar yükseldim krosçu, atlet olarak, atış olarak, kayak olarak yani iyi bir asker olduğumu düşünüyorum atış ve eğitim olarak. Tabii, hep görevimi yaptım başka bir şeyi düşünmedim ben. Başka bir yapı var mıydı yok muydu bunu çoğu zaman da çözemedim. Tabii, mutlaka kendini üst tarafa beğendirmek olumlu sicil almayı sağlar. Ben hiçbir zaman bunu başka yolla denemedim eğitimle, atışla, sporla yapmaya çalıştım. Zaman zaman çok iyi siciller aldığım gibi çok kötü siciller de aldım ama genel olarak yukarıya beğendirmenin yani başka bir yolu olduğunu ben düşünmüyordum. Yani son yıllara kadar da FETÖ’nün bu kadar etkin olduğunu da düşünmemiştim. Bunların darbe girişimini ben Türkiye’nin terör sorununu çözmemeye yönelik olduğunu düşünüyorum. Yani Türkiye, terör sorununu çözseydi Türkiye’nin ayaklarını tutacak, elini tutacak hiçbir gücü olmayacaktı ve Türkiye, bunu çözmek için çeşitli girişimlerde bulundu bunu baltalamak için çok çalıştılar. Ben zaten onların gerçek yüzünü o zaman gördüm; o KCK davlarında MİT elemanlarının açık edilmesinde bunların gerçek niyetini gördüm. Tabii, eğer ilk başta polisteki bir temizlik, diğer kurumlarda bazı temizlikler olmasaydı darbe çok farklıya giderdi. Şunu da söylüyorum, eğer gece saat üçte olsaydı darbe çok daha farklı olurdu. Yani katılım farklı olurdu hem halkın bir araya gelmesi farklı olurdu. Yani ilahi bir güç onları korkuttu, gece saat üçten akşam saat dokuza, Ankara, İstanbul gibi trafiğin en yoğun olduğu saate, halkın dışarıda olduğu bir saate denk getirdi; onu bizim ilahi bir yardımcımız olarak değerlendiriyorum.

Haber25 Kasım 2016 Cuma