Manisalılar kurtuluş destanı yazmıştır

Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ 8 Eylül tarihinin; Manisalıların onur ve övünç günü olduğunu ifade etti. Yurdumuzun her yerinde olduğu gibi Manisa’da da büyük bir destan yazılmıştır. İzmir’de Yunan’ın denize dökülmesinde Manisalıların çok büyük payı vardır. Tarihi kimliğe sahip olan Manisa’ya bağımsızlık yakışır. Tarihi şehre destan yakışır. Geride kalan ve yeni yetişen nesillere bu yiğitlerimizin kahramanlıklarını yaşamaya, yaşatmaya, sinemalara, tiyatrolara, kitaplara bu kahramanlıkları aksettirmeye davet ediyorum. Herkesi Türk Milletinin kahramanlığını anlatan eserleri okumaya ve o yıllardan günümüze ders çıkarmasını diliyorum.
Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “95 yıl önce en kıt imkanlara rağmen verilen mücadeleyle bizlere bırakılan emaneti sonsuza dek koruyacağız. Manisa 8 Eylül günü düşman işgalinden tamamen temizlenirken, bu uğurda verilen mücadele ise tarihe altın harflerle geçmiş, diğer yandan yurt çapında yazılan destanın ilk sayfalarını oluşturmuştur. Kurtuluş Savaşı'na ilham kaynağı olmuş kutlu bir mücadelenin bugünkü mirasçıları olarak hepimizin, dün yaşanan acıları asla unutmamız gerektiğini ifade etmek isterim” dedi.

“Dün nasıl birlik olup rahmeti kucakladıysak, bugün de, ayrılık tohumları ekerek bize azabı yaşatmak isteyen fitnecilerin ve hainlerin tuzağına düşmeyip, yine rahmette buluşmalıyız. Hepimiz, bu aziz milletin eşit ve şerefli birer ferdi olarak birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ve müdafaa etmeliyiz” diyen Özdağ, “Manisalılar Kurtuluş Savaşı Mücadelesinde Destan Yazmışlardır. Herkes bu tarihi destandan ders çıkarmalı ve bağımsızlık destanını, verilen milli mücadeleyi iyi analiz etmelidir. 30 Ağustos 1922 tarihinde dönemin Kaymakamı İbrahim Ethem Akıncı ve kahramanlarımız tarafından Demirci’den başlayan kurtuluş harekâtı, 3 Eylül’de Selendi’de, 4 Eylül’de Kula ve Sarıgöl’de, 5 Eylül’de Alaşehir, Gördes, Salihli’de, 6 Eylül’de Ahmetli ve Gölmarmara, Akhisar’da, 7 Eylül’de Turgutlu ve Saruhanlı’da, 8 Eylül’de ise Manisa merkezde taçlanarak devam etmiş ve 13 Eylül günü Soma’nın kurtuluşu ile sonuçlanmıştır. Her devletin doğuşu, yükselişi ve inişi vardır. İmparatorluklarda böyledir. Dünyada genelde imparatorlukların ömrü 300 yıldır. Osmanlı diğer imparatorlukların yanında istisnadır ve Dünya tarihinde hiçbir devlete nasip olmayacak şekilde 600 yıl yaşamıştır” şeklinde konuştu.

KÜLLERİMİZDEN DOĞAN KAHRAMAN BİR MİLLETİZ
Osmanlı’nın çöküş dönemiyle birlikte emperyalist egemen güçlerin Osmanlı’yı parçalamak ve Osmanlı imparatorluğu altında ki petrollere ve stratejik bölgelere ulaşmak adına Osmanlı’nın çıkışını hızlandırdıklarını kaydeden Özdağ, “Bu kurtuluş ve var olma mücadelesinde biz Türkler yedi cephede savaşmışızdır. Kahraman Türk Milleti Galiçya’da , Allahu Ekber dağlarında, Balkanlarda, Rus Cephesinde ve diğer cephelerde büyük mücadeleler vermiştir. Bu var olma mücadelesinde milyonlarca şehidimiz oldu. Bunun yanı sıra Milyonlarca kişi hastalıklarla, sakatlıklarla uğraştı. Soyunda destan ve tarihi kahramanlıklara her zaman barındırmış olan Türk Milletinin genel olarak nüfusuna bakıldığında Anadolu topraklarında Osmanlı yıkıldığı zaman Cumhuriyet kurulmadan önce 4 kişiden 3’ünün kadın birinin erkek olduğunu görürüz. Türkler küllerinden doğan kahraman bir millet olmanın kutsallığında bu zorluğu da aşmışlardır Erkekler cephede Türkiye topraklarını işgal etmek isteyen düşman askerleriyle savaşırken onun en büyük yardımcısı ise ister cephede, ister cephe gerisinde cephane taşıyan kahraman kadınlarımız olmuştur. Anadolu topraklarını düşman işgalinden kurtarmak isteyen bu kahraman ve vefakar kurtuluş savaşı Türk kadınlarından öne çıkmış olan Erzurumlu Kara Fatma, İnebolulu Şerife Bacı, Gördesli Makbule, Kastamonulu Halime Çavuş, Hafız Selman İzbeli, Halide Onbaşı, Nezahat Onbaşı, Aydınlı Emir Ayşe, Adanalı Rahmiye Hanım, Alaşehirli Ruhiye Hanım’ı ve yüzlerce isimsiz kahramanımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. Bu vesileyle Tarihçi Ayşegül Güngören’in ve ekibinin çalışmaları neticesinde bu isimsiz kahramanlarımızdan bu zamana kadar ismi pek bilinmeyen Alaşehirli Ruhiye Hanımın günyüzüne çıkmasını ise takdirle karşılıyor bu konuda çalışma ve araştırma yapanları kutluyorum” ifadesinde bulundu.

EMANETİ CANIMIZ PAHASINA KORUYACAĞIZ
“Bağımsızlık savaşından büyük bir zaferle ayrılan Milletimiz 780 bin metre kare vatan toprağında yeni bir devlet kurmuştur. Bu devletin adına Türkiye Cumhuriyeti devleti demişlerdir” diyen Özdağ sözlerine şöyle devam etti, “Manisa’da aynı şekilde demirci efelerle, Aydın, Manisa, Denizli, Muğla’da bulunan diğer efeler o gün dağlara çıkan diğer kahramanlar Mustafa Kemal Atatürk’ün ve diğer komutanlarımızın emrinde olarak bu vatan için büyük yararlılıklar göstermişlerdir. Bu duygu ve düşüncelerle Manisalı hemşerilerimin 8 Eylül Kurtuluş Günü’nü kutluyor, bütün şehitlerimize, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyor, minnet ve şükran duygularımla manevi huzurlarında saygı ile eğiliyor, onların bizlere bıraktıkları emaneti canımız pahasına sonsuza dek koruma azim ve kararlılığı içinde bulunduğumuzu bildirmek istiyorum" dedi.

Haber12 Eylül 2017 Salı