Darbeler vesayetçilerin ucuz yollu iktidara ulaşmasının adıdır

27 Mayıs Darbesi'nin yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ her darbede olduğu gibi 27 Mayıs 1960 darbesinin arkasında da emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerinin olduğunu ifade etti. Özdağ, darbenin jakoben zihniyetli kişiler tarafından ucuz yollu iktidara ulaşmanın adı olduğunu kaydederek, millet iradesinin üzerine ipotek koyduktan sonra darbelerin yapıldığını belirtti.

27 Mayıs Darbesinin yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, 27 Mayıs dahil olmak üzere tüm darbelerin arkasında emperyalist güçlerin olduğunu belirtti. Millet iradesinin üzerine ipotek konduktan sonra 27 Mayıs 1960 darbesinin yapıldığını kaydeden Özdağ, “27 Mayıs 1960'da, 12 Eylül 1980'de ve en son olarak 15 Temmuz'da her darbede olduğu gibi emperyalist güçlerin kirli ellerinin olduğunu gözlemliyoruz. Darbeleri yapanlar sadece hukuk karşısında değil, millet vicdanında da cezalandırıldılar. Darbe yapanların isimleri teker teker okullardan, caddelerden ve diğer kamu yerlerinden kaldırılırken, darbeciler tarafından asılan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan'ın ve diğer demokrasi şehitlerinin isimleri özellikle iktidarımız döneminde tekrar kazandırıldı" diye konuştu.

HER DARBE BİR BAŞKA DARBENİN HAZIRLAYICISI OLDU

“27 Mayıs 1960 darbesinin hesabını sorsaydık, 1971 ve 1980 darbeleri olmazdı. 12 Eylül'ün hesabını sorsaydık 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtırası olmazdı. Hesabı sorulmayan her darbe, başka bir darbenin teşvik unsuru olmuştur. Şayet tüm bu darbelerin ve darbe girişimlerinin hesabını tam olarak sorabilseydik 15 Temmuz FETÖ hain darbe girişimine cesaret edemezlerdi” diyen Özdağ sözlerine şöyle devam etti, “Ama 15 Temmuz’da milletimiz darbeye çok büyük tepki gösterdi ve bedel de ödedi. Bundan dolayı halkın tepkisini görenler kolay kolay bir daha darbeye yapmaya cesaret edemez, etse bile başarılı olamaz. 27 Mayıs darbesinde dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iktidar partisinin milletvekillerinin tamamı suçlanarak milletin gözü önünde bu şahsiyetleri küçük düşürmek amacıyla öcü muamelesi yapıldı. İktidar partisinin Başbakanının ve milletvekillerinin onurları çiğnenmişti. Daha sonra da Menderes ve arkadaşlarını astılar. Halbuki darbe yapılmadan önce dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarıTürkiye’de büyük hamleler yapmışlardı. Bu hamleler hem ekonomi, hem demokratik hem de hukuki anlamda hamlelerdi. Şimdi bu hamleleri daha da zirveye çıkartarak AK Parti sürdürüyor. Menderes ve arkadaşlarına yapılanlar ciddi bir demokrasi ayıbıydı.”

HER DARBE BİR DEMOKRASİ AYIBIDIR
“27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığında millet kan ağlarken, infazı yapanlar öbür tarafta bunu kokteyl ile kutlamışlardı” diyen Özdağ, “Koalisyon hükümeti darbenin hemen arkasından 3 Nisan 1963'te, 27 Mayıs'ı Hürriyet ve Anayasa Bayramı ilanı ilan etti. 1963-1980 süreci döneminde 17 yıl bu ülkede cinayet bayram olarak kutlandı. Bu demokrasi bununla da yetinilmeyerek milli bayramlardan biri olarak ilan edildi. Okullar ve bütün resmi daireler tatil edildi, meydanlarda kazanımlar adına nutuk atıldı. Hürriyet bayramı, İttihat- Terakki'den alınmıştı. 10 Temmuz 1909'dan 1935'e kadar kutlandı. 58 yıl önce bugün, ordu içinde bir grup çete, devleti ele geçirdi. Cunta, Türkiye Büyük Millet Meclisini kapattı, milletin vekillerini, Bakanlar Kurulu üyelerini, Başbakanını, Cumhurbaşkanını, Genel Kurmay Başkanını, Kuvvet Komutanlarını ve devletin bütün üst düzey bürokratını rehin aldı. Adını Türkiye Cumhuriyeti Milli Birlik Komitesi koydukları organize suç şebekesi, Yassıada'da uyduruk bir mahkemede yargıladığı Başbakan Adnan Menderes'i, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu astı. Bu mahkeme değil, bir sirki andırıyordu. 58 yıl önce bu ülkenin boğazına bıçak saplayanlar, kendilerini kurtarıcı kabul ettirmek için iftiralara, yalanlara sarıldı. Kendilerine daimi senatörlük ihdas ettiler. Yıllarca bu halkın sırtında kene gibi yapıştılar. 58 yıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti Milli Birlik Komitesi adıyla darbeyi yapan zihniyet yine emperyalist egemen güçlerin desteğini arkasına alarak FETÖ aracılığıyla bir darbe, bir demokrasi ayıbı daha işlemek istedi. Ama onların hesabı varsa Allah’ın bir hesabı vardı. Demokrasiye inanan aziz ve asil milletimizin, güçlü ve kararlı siyasi iradenin ve demokrasiye ram olmuş Türk Silahlı Kuvvetleri ile Polis Teşkilatının kahraman personellerinin de bir hesabı vardı ve bu hain darbe girişimine karşı topyekun mücadele edildi ve kazanan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve demokrasi oldu” dedi.

Haber03 Haziran 2018 Pazar