Batı hep pazar olmamızı istedi ama biz ortak olacağız

Turgutlu’da demokrasi nöbetlerine devam eden vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Batı Dünyası bu topraklarda hep pazar olmamızı istedi ama ortak olmamızı istemedi. Dilimizle, dinimizle, tarihimizle, kültürümüzle buluşmamızı istemedi. En önemlisi kimse yapamazken biz hep sömürgeci dünyaya kafa tutmayı başardık. Cumhuriyet’le birlikte İstiklal mücadelesinin örneğini verdik, şimdi de İstikbal mücadelesinin örneğini verecektik bunu geçmişte olduğu gibi yine kirli ve şantajcı oligarşiyle, kirli ve şantajcı medya patronlarıyla, sermayedarlarla, çetelerle, terör örgütleriyle engellemek istediler. Bunu başaramayınca daha sonra da karşımıza FETÖ/PDY yapılanmasını çıkardılar. Halbuki aklınızı, mantığınızı, hür iradenizi bir kişiye ipotek ederseniz büyük yanılgılara, hatalara düşersiniz. Türkiye işte şimdi bu yanılgıya, hatalara düşmüş hainleri ve pisliklerini temizliyor. Bunları temizleyecek ve lider, zengin ülke olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara çağrısından sonra Turgutlu 50. Yıl Alanı’nda demokrasi nöbetini sürdüren vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bu gece Turgutlu’da bir kahramanlık destanı yazan kahraman halkımızla beraberiz. Turgutlu’da, Manisa’da ve Türkiye’nin her yerinde demokrasiye inanmış vatandaşlarımız demokrasi nöbetlerine devam ediyorlar. Onlara şükranlarımı sunuyorum. Bütün cemaatlere sesleniyorum; Ahlak, kültür, eğitim hizmeti yapın ama siyasetçiyi terbiye etmeye kalkmayın. Siyasetçilerin bir tane patronu vardır. Bu da halktan başkası değildir. Bütün demokrasilerde tüm rolleri sadece işte bu halk tayin eder. Halktan da büyük bir tek Allah vardır, başkası yoktur” diye konuştu.

MİLLETİMİZ EMPERYALİST DÜNYA’YA VE UŞAKLARINA MEYDAN OKUDU
İlk Milletvekili olduğu tarih olan 2011 yılından bu yana darbelere atıfta bulunarak, darbelerin ve darbe girişimlerinin bir ihanet olduğunu ifade ettiğini belirten AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bazı arkadaşlarımız ben darbelere atıfta bulunurken, ‘Selçuk Özdağ yine darbelere değiniyor’ diyordu. Sonra Paralel yapının yanlışlarını gördüğümden onlara da atıfta bulunduğumdan içimizdeki kriptolar arkamdan bazı konuşmalar yapıyorlardı. PKK ile ilgili de konuşmalar yapıyor ve ‘Kürtler benim kardeşim. Ama PKK ebediyen benim düşmanım’ diyordum. Şimdi de sözlerimin arkasındayım. PKK ve terörle mücadele ederken 35 Bin kişi gitti. 1 Trilyon Dolarımız gitti. Adnan Menderes aziz milletimizin oylarını alarak Başbakan olmuştu. Olurken de, “Yeter söz milletin’ demişti. İktidara geldikten sonra da 1950-54-57 seçimlerini kazandı. Eğer seçim olsaydı 61’de kazanacaktı ama darbe yaptılar. Churchill (Çörçil) İngiliz Donanmasının başında Çanakkale önlerine yanaştığında, “Bu Türklerin sağ elimizle arkalarına bağlayacağız. Sol elimizle de ezip geçeceğiz’ diyordu. Çanakkale’yi, İstanbul’u alacağız. Oradan da Kabe’ye, Kudüs’e yürüyeceğiz. Nasıl ki Peygamber Efendimizden önce Allah ebabil kuşlarıyla Kabe’yi korumuşsa Araplarla ve Türklerle İslam dinini korudu. Türkler bin yıl İslam’ın sancaktarlığını yaptı. Churchill’in sözlerinin karşısında da 300 Bin kahraman insanımız şahadet şerbetini içerek, “Çanakkale geçirmez’ dedi. Ama ardından Türkiye ile hesabı olan Emperyalist devletler İstanbul’a girdi ve şehri işgal ettiler. Yunan komutanı Orhan Gazi’nin türbesine girerek tekmeledi. Ardından da, “Kalk Orhan kalk! Şimdi İstanbul bizim. Anadolu toprakları, Kudüs bizim. Mekke ve Medine bizim’ dedi. Yine ‘Yok’ dedik ve ayağa kalkarak kıyama durduk. Dedik ki ‘Diriliş’ dedik ki ‘Kıyam’, dedik ki ‘meydan okuma’ 1920’de Sakarya önlerinde kahraman bir milletin meydan okuyuşunu tüm cihan gördü. Bütün Dünya’ya İstiklal nedir gösterdik. Ay yıldızlı şerefli Türk Bayrağı dikti ve ezanlar hiçbir zaman susmadı, susturmayacağız” dedi.

HER DARBE KÖTÜDÜR
“İyi darbe, kötü darbe yoktur” diyerek sözlerine devam eden Özdağ, “60’a birileri sahip çıktı, 71’e, 80’e, 28 Şubat Post modern darbeye yine birileri sahip çıktı. Eğer 60 darbesinde Menderes’in elinde sigara söndürdüklerinde, tokatladıklarında bu millet ayağa kalksaydı. Menderes’i asamazlardı. 1960 Darbesinden 2 gün önce Adnan Menderes’i Adana’da meydanda 150 Bin kişi karşılamıştı ancak darbe yaşandığı gün bir mantar tabancası dahi patlamadı. Eğer biz 15 Temmuz gecesi olduğu gibi milletçe 1960’da da darbeye dur deseydik ve hesabını sorabilseydik 1971 darbesi yaşanmazdı. 71’in hesabını sorsaydık 12 Eylül 1980 darbesi yaşanmazdı. 80’in hesabını sorsaydık 28 Şubat’ı, darbe girişimlerini yaşamazdık. Siyasetçileri kim korkutursa onların sesi olur. Ama siyasetçiyi kimse korkutamamalı. Siyasetçi bir tek Allah’tan ve sandıktan yani halktan korkmalı. Bütün darbeler kötüdür. Her darbe Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, demokrasine darbe vurdu. Demokrasi bu nedenle içselleştirilemedi. Biz güçlü devlet, güçlü ordu ve güçlü demokrasiyi tam ve kamil manada uygulamak için çalışırken yine malum birileri ve malum güçler önümüze geçmek, bu hamleleri sekteye uğratmak istedi. Çünkü öncelikle batı olmak üzere Dünya bizi takip ediyordu ve bizim yani Türkiye’nin güçlü olmasını istemiyorlardı. Bütün cemaatlere sesleniyorum; Ahlak, kültür, eğitim hizmeti yapın ama siyasetçiyi terbiye etmeye kalkmayın. Siyasetçilerin bir tane patronu vardır. Bu da halktan başkası değildir. Bütün demokrasilerde tüm rolleri sadece halk tayin eder. Halktan büyük bir tek Allah vardır, başkası yoktur” diye konuştu.

Haber30 Temmuz 2016 Cumartesi