Adnan Menderes ve arkadaşları demokrasi kahramanıydı

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ 17 Eylül 1961’de asılan dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının demokrasi kahramanı olduğunu kaydetti. Adnan Menderes ve arkadaşlarına yapılan uygulamanın Türk siyasi tarihinin en büyük ayıplarından biri olduğunu belirten Özdağ, “17 Eylül 1961’de idam edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlarından Adnan Menderes, Dönemin Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı rahmetle, minnetle anıyor, Dün olduğu gibi bugün ve yarında her türlü askeri ve sivil darbenin karşısında olacağımızı bir kez daha gür sesimizle haykırıyoruz” dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 17 Eylül 1961’de idam edilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlarından Adnan Menderes ve arkadaşları Dönemin Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı yaptığı yazılı basın açıklamasıyla andı. Özdağ Başvekil Adnan Menderes ve arkadaşlarının demokrasi kahramanı olduğunu kaydettiği açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanlarından Adnan Menderes düşüncesi ve fikirleriyle bugünümüze yön veren, geleceğimize ışık tutan bir idoldü. Menderes ve arkadaşları rahmetle, minnetle anılırken onları idam edenler cuntacılarla, vesayetçiler milletimiz tarafından lanetle anılmaya devam ediyorlar" ifadesinde bulundu.

1946 yılında çok partili döneme geçildiğinde Demokrat Partinin kurulduğunu ifade eden Özdağ, “O dönemde açık oy gizli tasnif yapıldığını belirterek bu ayıp Türk siyaset hayatının en büyük ayıplarından biridir. Demokrasilerde gizli oy açık tasnif yapılır. 1950 yılında Adnan Menderes’in Genel Başkanlığında Demokrat Parti iktidara geldiğinde ‘Yeter söz milletindir’ dedi” dedi.
Menderes ve arkadaşlarının 10 yıl boyunca büyük hizmetlere imza attığını vurgulayan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Ülkeleri ve milleti adına çok güzel işler başarmışlardı. Bu başarının karşısında cuntacılar, darbeciler yine rahat durmadı 1960 yılında darbe yaptılar. Bir gece baskınıyla Başbakanı derdest ettiler. Genel Kurmay Başkanının evini askeri öğrenciler kırarak açtılar. Genelkurmay başkanının yüzbaşıya teslim ettiler. Meclis başkanını alıp Kayseri cezaevine koydular. Orada onbaşı tekin diye itham ettiler. Hanımı Demokrat Partinin milletvekiliydi orada kendisine ağza alınmayacak ifadelerde bulundular. Tüm bu olaylar yaşanırken Adnan Menderes cezaevinden bir çıksam buradan diye sesleniyordu. Bir çıksam Çine çayının oraya gideceğim. Söğüt ağaçlarının altında yatacağım. Deliksiz ve derin bir uykuya dalacağım diyordu. Menderes cezaevinden çıkamadı. Ve Çine çayının orada deliksiz ve derin bir uykuya yatamadı. O idam sehpasına gönderildi. İdam sehpasına da dövülerek, tahrik edilerek, hakaret edilerek gönderildi. Ben buradan Menderes’e sesleniyor ve diyorum ki ‘Menderes rahat uyu. Menderes biziz’ Menderes’i ve arkadaşlarını yok yere darağacına gönderen zihniyet, belki Menderes’i idam etti. Ama bizlerin kalbinden, Türk Milletinin kalbinden atamadı, atamayacak ta. Çünkü Menderes ve düşünceleri, fikirleriyle daima yaşayacak. Adnan Menderes ve arkadaşlarına rahmetle anıyor, tüm darbelere ve vesayetçiliğe meydan okuyoruz. Millet iradesinin üzerinde hiçbir irade yoktur. Demokrasiyi ve Cumhuriyeti yaşatmaya devam edeceğiz” ifadesinde bulundu.

Haber16 Eylül 2017 Cumartesi